 Merhaba; Yeni yıla son birkaç gün kaldı, hepimiz yeni bir yılı iple çekiyoruz. Hepimizin farklı beklentileri, farklı istekleri var. Bu yıl bayram ve yılbaşı arasının çok kısa olması nedeniyle alışveriş ortamları daha da bir yoğundu. Bizde bu yoğunluktan haliyle nasibimizi aldık. Gittiğim her yerde çılgınca alışveriş yapan insanları görmek açıkcası beni epey korkuttu. Kanımıza işlenen, aklımıza kazınan özel günlerde mutlaka "HEDİYE" alınması vakası inanılmaz boyutlara ulaşmış. Şöyle bir düşündüm ben tüm arkadaşlarıma, eşime dostuma hediye almaya balksam her birine en düşük 10YTL versem birkaç bin YTL para harcamam gerekir. Hadi diyelim listeyi küçülttük vs. Ama yinede sağlam bir mebla. Peki neden ben bunları yapmak zorundayım ? Zorunda değilim tabii ki , sizlerde zorunda değilsiniz. Onlara bir telefon açıp ya da ziyaret edip bir çaylarını içmeniz vereceğiniz hediyelerden çok daha değerlidir.
Tüketim toplumu olma yolunda hızla ilerlediğimiz şu günlerde bu tarz şeyler çok gözüme batıyor. Üretmekten çok tüketiyoruz. Kendimizi ve ülkemizi yiyip bitiriyoruz. Peki gerçekten bu kadar zenginmiyiz ? HAYIR! Her köşe başında elimize tuturşturulan ya da her mağazada çıkartırsak dünyaların bizim olacağını söyledikleri kredi kartları sayesinde bu kadar rahat davranıyoruz. Neden ? Nedeni basit, cebimizden para çıkmıyor ki? Kartı uzatıyoruz ve malı alıyoruz. Bu kadar. Tabi ay sonunda ekstre gelince vah vah. Türk toplumu olarak her geçen yıl kredi kartı borç miktarı katlanarak artmakta. Peki bunun ekonomimize bir faydası varmı ? Belki kısmen piyasaları hareketlendiriyor diyeceğim ama bu da pek doğru olmayacak. Düşünün satılan mal Türk malımı, çoğu değil ? Demekki o mal satıldığında parayı yine dışarı akıtıyoruz. Peki bankalarda durum nasıl ? Türk bankalarına mı kazandırıyoruz ? Bankaların %50 sinden den fazlasına yabancıların sahip olduğunu düşünürsek pek doğru değil. İşte durum böyle Size dün uğradığım bir konsept mağazasındaki iki bayan arasındaki konuşmadan kulak misafiri olduğum ufak bir konuşma; Bayan 1: Burası muhteşem Bayan 2: Evet haklısın bir sürü şey var, hem de çok kaliteli ürünler Bayan 1: Buraya gelince pek çok şey alabiliyorum, hem de fiyatları çok iyi (Fiyatları çok iyi dediği yerdeki bir mum bile 10 YTL den başlıyor, ıvır zıvır süslerin fiyatlarını sormayın bile) Bayan 2: Evet bende (her iki bayanın elinde 3-4 adet mağaza poşeti bulunmakta, Bayan 2 kasada kredi kartı ile 280 YTL ödeme yapar) Pek güzel, mağza için iyi bir gün, sıradaki onlarca insan alışverişlerini tamamlayıp çıkar. Burada kötü olan şu, kaliteli dedikleri ürünler çin malı ve en ucuz mağazalarda bulabileceğiniz ürünlerden. Tek farkları var bir konsept mağazada, ıvır zıvır zamazingoların "KONSEPT" ürün olarak satıldığı bir yerde duruyor olmaları. Aynı ürünü 5 de biri fiyatına çok rahat alabilirsiniz. Ama gelin görün ki bu bayanlar gidip Kütahya Porselene girip el işi bir porselene 40-50 YTL para vermeye de kıyamazlar. İşte ülkemizin gelirden en yüksek payı alan %5-10 luk kısmı için alışveriş bu şekilde geçiyor. Ya sen diyeceksiniz ? Bende ise süs eşyaları ve gerçekten kullanılmayan herşey ıvırzıvır ve gereksizdir. Boşuna para harcanmamalıdır! :) Hepinize iyi yıllar.
| Yorumlar () >> |
 |
| Yorum yaz |
| Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmekte. Daha önce kayıt olmadıysanız lütfen kayıt olun. |
|