|
Merhaba;
30 Ağustos Zafer Bayramı tüm Türkiye'de çoşkuyla kutlandı. Dıbışkan ailesi olarak biz de Ata'ya saygımızı sunmak için Anıtkabir deydik. Kesinlikle görmeye değer bir manzaraydı. Her ulusun bir büyüğü vardır, ancak Atatürk tüm ulusları gözünde gerçek bir liderdir. Bunu bu ziyaretimizdede görmek hepimizi sevindirdi. Farklı ülkelerden (gördüklerimiz,Japonya, Kenya, Almanya) gelen misafirler kabir ziyaretindeydi.
Kabre girenler ortamdaki dinginlik içerisinde büyük bir saygı ile ziyaretlerini gerçekleştirdiler. Onbinlerce insan yaşlısı, genci demenden Ata'yı ziyarete geldi. Özellikle görevli askerlerin asaletleri gören herkesi çok etkiledi. Nöbet değişimi sırasında yüzlerce insan büyük bir saygı ile Türk Ordusunun Atalarının başında nöbet tutmanın nekadar önemli bir görev olduğunu üstüne basa basa göstermelerini izledi, bu saygı orada bulunanları bir anda derin bir sessizliğe itti. Tüm nefesler nöbet değişimi sırasında tutuldu, taki alay diğer nöbet yerine hareket edene kadar kameralar kaydetti, fotoğraflar çekildi. Yazımı okuyan ve bugüne kadar Anıtkabir'i ziyaret etmeyen varsa çok şey kaçırıyordur diyebilirim. Mutlaka ve mutlaka bir günüzü ayırıp gelin. Anıtkabir Ankara'nın merkezi sayılan Kızılaya sadece 15 dk yürüme mesafesinde bulunmakta. Uygun bir vakitte gelindiği takdirde 1 saat içerisinde müze, kabir ve aslanlı yolu gezebilirsiniz. Sizlere Anıtkabirin neden şu an bulunduğu yere yapıldığıyla ilgili ilginç bir bilgi aktarmak istiyorum ; RASATTEPE’NİN BULUNUŞU
Aydın Milletvekili olan Yüksek Mühendis Mithat Aydın, otomobili ile çıkamadığı yerlere yayan tırmanıyordu. Etlik’I, Keçiören’I, Cebeci’yi Altındağ’I gezdi. En son, o zamanlar üzerinde birkaç küçük yapı bulunan Rasattepe’ye çıktı. Bu tepe, şehrin ortasındaydı. Çevresi boştu. Burada yapılacak Anıtkabir, çok uzaklardan görülebilirdi.
Mithat Aydın, Komisyonun son toplantısında, Anıtkabir yeri olarak Rasattepe’yi ileri sürdü. Tepenin özelliklerini anlattı. Fakat daha önce Çankaya üzerinde düşünce birliğine varmış olan üyeler, kararlarından dönmüyorlardı.
Aynı gün yapılan ikinci toplantıda, birçok üyeler söz aldılar. En son Süreyya Özgeevren söz aldı. Rasattepe’nin Anıtkabir için çok elverişli özelliklerini anlattı ve sözlerini şöyle bağladı:
“Rasattepe’nin bunlardan başka bir özelliği daha vardır ki, hayali genişçe olan her kişiyi derin bir şekilde ilgilendirir sanırım. Rasattepe, bugünkü ve yarınki Ankara’nın genel görünüşüne göre, bir ucu Dikmen’de, öteki ucu Etlik’te olan bir hilal (yarımay)’in tam ortasında, bir yıldız gibidir. Ankara, hilalin gövdesidir. Anıtkabir’in burada yapılması kabul edilirse, şöyle bir durum ortaya çıkacaktır: Türkiye’nin başkenti olan Ankara şehri, kollarını açmış Atatürk’ü kucaklamış olacaktır. Atatürk’ü böylece bayrağımızdaki yarımayın (hilal) yıldızının ortasına yatırmış olacağız. Atatürk, bayrağımızla sembolik olarak birleşmiş olacaktır! Ben bu açıklamayı, birçok aydın kişilere ve bu arada Hüseyin Cahit Yalçın’a da yaptım. Bu büyük fikir adamı “Atatürk’ün yatacağı yerin böyle açıklanmasında, gelecek nesilleri teşvik etmek bakımından büyük faydalar vardır.” Buyurmuştur. Atatürk Anıtkabir’I için Rasattepe’ye oy verecek olanlar, Atatürk’e olan minnet borçlarını ödeme yolunu tutmuş olurlar!.”
Süreyya Özgeevren’den sonra İçel Milletvekili Emin İnankur söz aldı ve bir anısını anlattı. Emin İnankur, eski bir öğretmendi. Atatürk, onu çok severdi. Ata çok defa onu yanına alır, şehri birlikte gezerlerdi. Gene bir gezide yolları Rasattepe’ye düşmüştü. Atatürk, şehrin buradan seyrettikten sonra Emin İnankur’a dönmüş ve:
–Bu tepe ne güzel bir anıt yeri!…demişti.
Emin İnankur’un ve Süreyya Özgeevren’in bu açıklamalarından sonra, Rasattepe’yi beğenenler çoğunluğu sağladılar. Anıtkabir’in Rasattepe’de yapılması, büyük çoğunlukla kararlaştırıldı. Karar, hükümete bildirildi. Rasattepe 15.6.1939’da bedeli ödenerek kamulaştırıldı.
Alıntı: http://www.anitkabir.info/index.php?action=viewarticle&artid=1
| Yorumlar () >> |
 |
| Yorum yaz |
| Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmekte. Daha önce kayıt olmadıysanız lütfen kayıt olun. |
|