|
Merhaba; Bugün ülkemiz tam anlamıyla direkten döndü. Yıllardır altyapısı hazırlanan bir olay az kalsın gerçekleşiyordu. Halen şansı var ancak en azından hemen olmadı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 5 yıldır dış politikaya adını yapılabilecek en kötü şekilde yazdıran Abdullah Gül' aday gösterilmişti. Kendisi yıllardır izlediği pasif ve "kınıyoruz" cu politika ile ülkemizi tam anlamıyla "Şaklaban" eden bu zatı muhterem kişiyi bir de tutup Cumhurbaşkanı gibi büyük onurlu bir sıfatla adlandırmak istediler. Ama malesef 1. turda gerekli coğunluğu sağlayamadılar Ancak bu tehlike henüz geçmedi. 2 Mayısta 2. tur oylamalar yapılacak ve malesef bu arada yapılan kulis çalışmaları ve diğer milletvekilleri üzerindeki yoğunlaşacak baskılar bu durumu değiştirebilir. Bundan sonra ne olacak derseniz, Çankaya ilk sıkmabaş(türban) firstlady sini görecek. Biz kimsenin başını kapatmasına karışmıyoruz. Ama Türban gibi politik anlam taşıyan ve gericiliği, örümcek kafalılığı temsil eden bir objenin dinide kullanarak, halkımızı konrol edecek bir mekanizma olarak kullanılmasına karşıyız. Tabiki biz de özgürlüklerin kısıtlanmadığı, düşünce özgürlüğünün olduğu bir Türkiye hayalindeyiz. Ama başa her kim gelirse gelsin malesef bu hayal boş bir hayal. Şimdi tek bir umudumuz/amacımız var. O da "erken seçim". Umarız bu gerçekleşir ve solda birlik , ittifak çağrıları yapılır. En kötü ihtimal bir koalisyon hükümeti kurulur ve yeni Cumhurbaşkanını bu hükümet seçer. Bunu neden mi istiyoruz. Halkın salt çoğunluğunu almadığı halde mecliste grup olarak tek parti bazında çoğunluğu oluşturabilecek bir hükümet tüm gücü elinde tutar. İstediği her kararı alır ve uygular, tabi karşılarında sayın Necdet Sezer gibi bir babayiğit yoksa. Böyle bir hükümet ise demokrasi değil tam anlamıyla imparatorluk gibidir. Bakınız zatımuhterem Ampul partisinin başında Tayyip Erdoğan gibi geçmişi kirli sayfalarla dolu bir insan var. Tüm kararlar, pardon kararlar değil emirler kendisinden çıkıyor. Ak dediği ak kara dediği kara. Bu mudur demokrasi ? Bu durumun düzeltilmesi için gerekirse seçimlerdeki baraj yeniden düzenlenmeli, halkın seçimlere katılma oranı arttırılmalı (ki bunun için de nüfus, kütük ve seçmen kütüğü kayıtlarının farklı değil aynı veri tabanı üzerinde tutulması ve gereksiz bir şekilde insanların tekrar muhtarlıklara doluşarak seçmen kütükleri için form doldurmalarını önlemek gerekiyor) Umarım o günleride görebiliriz. Eğer onların beklentileri gerçekleşirse ülkemizi çok daha zor günler bekliyor. Hepinize iyi geceler. Düşünmekten ve öğrenmekten korkmayın !
| Yorumlar () >> |
 |
| Yorum yaz |
| Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmekte. Daha önce kayıt olmadıysanız lütfen kayıt olun. |
|