Teknoloji geliştikçe, elektronik gücün kullanımı basit yüklerden (elektronik olmayan akkor Flamanlı lambalar, motorlar, röleler, rezistif ısıtıcılar, vb.) elektronik yüklere (elektronik balastlı floresan lambalar, statik anahtarlı motor sürücüleri, kişisel bilgisayarlar ve bir çok elektronik ev aletleri bunlardan bir kaçıdır) doğru bir eğilim vardır. Yeni yüklerin şebekeden çektiği akım formu eski yüklerden çok farklıdır. Bu durum gelecekte güç kaynaklarının kapasitesinde ve aynı beslemeden çalışan diğer yüklerin birbirini etkilemesine neden olacaktır. Eski teknoloji modern güç kaynakları şebekeden bozuk harmonikli akım çekerler. Kullandığımız bilgisayarların SMPS beslemesi ısıtıcı ve Flamanlı lambalardan farklı olarak yumuşak bir sinüs akım yerine kısa darbeli bir akım çekerler. Bu kaynaklar aynı enerjiyi verebilmek için kısa sürede şebekeden akım çeker. Sonuç olarak akımın tepe değerini (peak) yükseltir. Bu esnada ev veya ofisteki kablolama, sigortalar ve aynı zamanda enerji üreteçleri veya dağıtıcılar bir strese(zorlamaya) sokulur.
Bu stresi azaltmak ve güç kaynaklarının kontrol kapasitesini arttırmak için giriş güç devreleri eklenmeye başlanmıştır. Bu devreler çekilen akımın şeklini geliştirmek için eklenmektedir. İdeal olarak giriş akımının giriş voltajının sinüsüyle aynı formda ve fazda olmasıdır. Bu durumda güç kaynağının limitleri içinde girişten maksimum güç çekilebilir. Bu durumda power factor 1.00 diyebiliriz. Güç çekimi tamamen temel frekans (50Hz) bileşenleri üzerinde olunca giriş akım harmonikleride sıfıra yaklaşacaktır. Günümüzdeki birçok switch-mode (anahtarlamalı) güç kaynaklarında PFC (Power Factor Correction- Güç Faktörü Düzenleme) devresi yoktur. Dolayısıyla bu cihazların PFC’si 0.6 civarında ve aynı zamanda bir çok tek harmonikleri içerir. Hatta öyle ki ana frekanstan büyük harmoniklerde vardır. Son dönemlerde standartların tekrar düzenlenmesi ile yeni nesil SMPS güç kaynakları PFC devrelerine sahiptir. Yeni nesil güç kaynakları 0.99 PF (Power Factor) ve %5’den az akım harmonikleri ile ideal bir hal almaya başlamıştır. ŞEKİL - 1 : PFC Siz haldeki voltaj/akıım grafiği ŞEKİL - 2 : PFC li haldeki voltaj/akıım grafiği
- Düşük Güç Faktörünün İstenmeyen Etkileri (PFC’siz sistemlerin)
-Tesisatta kullanılan sigorta, kablo, sigorta vb. malzemeleri yüksek değerlikli seçmek gerekir. -Trafoların ısınmasına yol açar. -Reaktif Güç olması nedeniyle maliyeti arttırır yüksektir. Örneğin bilgisayarınızın 300 watt enerji kullanmasına rağmen yaklaşık 500VA’lik enerji parası ödersiniz. -Enerji kaynaklarının gerçek gücünde kullanılmasını engeller. -Tesisatın onay almasını geciktirir. -PF düzenleyici yatırımlara ihtiyaç duyar.
- Yükseltilmiş Güç Faktörünün Avantajları (PFC’li sistemlerin)
-Kaynak enerjisi daha iyi kullanılır. Örneğin şebekeden 2.2kW’da 10 amper çekilebilir. PFC olmadan bu hattan 1.1 kW civarında bir enerji çekilebilir. -Daha az enerji çekilmesi nedeniyle daha düşük kesitli bakır kablolar kullanılabilir. -Tesisat girişine ortak filtre takılabilir. Çünkü yükler rezistif gibi hareket etmektedir. -Tesisatın çabuk onay almasını sağlar. -Yüksek güç faktörünü sağlayan PFC devreleri iyi regüle edilmiş DC bara voltajı sunarlar. Bu diğer çeviricilerin daha kararlı çalışmasını sağlar. -Güç faktörünü yükselten PFC’lerin çalışma aralığı çok geniştir. Örneğin 85-280 VAC olabilir. -Yüksek Güç Faktörü nedeniyle faturaların azalmasını sağlar. -Kaynak voltajındaki bozunumu engeller. -Trafolardaki Isınmaları azaltır
| Yorumlar () >> |
 |
| Yorum yaz |
| Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmekte. Daha önce kayıt olmadıysanız lütfen kayıt olun. |
|